Tuvaletler Özelleştirilmiyormuş!

Selam gençlik;size Moda Muaf'tan bağlanıyorum...Minik canavar Emma ve Noel'in elinden kurtulup kendimi ailemizin cafesine atmış bulunmaktayım ....Şahane bir Cumartesine uyanmıştım ta ki kızımın ve köpeğimin ortak projesi olan 'Mimi ne kadar dayanabilir' e başlayana dek, tahmin ettiğiniz üzere isyan bayrağını çektim ve çok sevgili eşime ikisini de bırakıp firar ettim....İşte geldim buradayım...

Evden kaçıp huzur aradığım sıralarda,sevgili idrar torbamında aynı özlemi çektiğini farkedip, cafeye gelir gelmez tuvalete inmeye karar verdim..Montumu ve çantamı çıkarırken karşımda oturan kızlardan biri bütün kibarlığıyla lavaboyu sordu.Sanki oraya işeyecek mübarek! neyse ben sorunun benim idrar torbamı da etkileyeceğini düşünerek hızlı olmaya çalışsam da, bayrak yarışını lavabo ile ilgili değişik fantezileri olan kız kazandı...

Buraya kadar her şey kabul edilebilirdi..Ta ki yirmi dakika kendisini beklemek zorunda kalmasaydım...İlk beş dakika her normal insan gibi çıkmasını bekledim.Onuncu dakika da canım sıkıldığı için mutfaktakilere bir selam verdim hatta durumu abartıp 'Yardım edilecek bişi var mı ?' diye bile sordum....Mutfakta iş çoktu ama sağ olsunlar kibarlıklarından gel demediler...Zira evde yeterince iş yapıyorum şimdi popo kebabı yapma sırası bende diye düşünürken on beşinci dakikanın da sonuna gelmiştik ve kibarcık budalası hala içerideydi. O an fark ettim LAVABO TEHLİKEDEYDİ!!! içimde ki 'biri yardım etsin masum lavabo Canavar kadının elinde ' şeklinde ki yardım çağırma isteğime direnmek zorunda kaldım...Direndim de..Ancak üre kanıma karıştıkça düşüncelerim hükümsüzleşiyordu. Tanımadığım bu kadına karşı kin duymaya ve hırçınlaşmaya başlamıştım..Ancak son dakikalarda bir ışık süzmesi başımın üstünde dolaşıyordu ve aydınlanıyordum... Acaba mekanın tuvaletleri de sahiplerinden bağımsız özelleştiriliyor muydu?Bunlar dış güçlerin projeleri miydi?İşin içinde Amerika mı vardı?Bir an irkildim ve kendime geldim neler düşünüyordum ben...Aslında olan; kızın tasarruflu davranmasıydı... Düşünün;kendisi dışarıda yemek yiyerek bütçesine zarar vermişti,bir de evde tuvalete girse ekstra su parası ödeyecekti...Ama kızımız akıllıydı ve ödediği paranın karşılığını mekandan sonuna kadar alacaktı... ve birden kapı açıldı...Ilgıt ılgıt esen kokuyla kendime geldim..Evet kızımız başarmış,parasının hakkını almıştı...Hem tuvalete girebilecek olmanın sevincini yaşıyordum hemde aynı ölçüde sinirliydim ve kendimi tutamayarak 'ihaleyi kazanamadınız galiba 'dedim. 'Anlamadım' dedi kaknem suratlı..Anlamazsın tabi beyin hücrelerin sindirim sisteminle fingirdeşiyordu yirmi dakikadır diyecektim ki 'müsadenizle diyerek içeri girdim...Daha sonrasında olanlar tamamen özel olduğu için paylaşamiycim sizinle...

Yüzümdeki huzurlu ifadeyle yerime geçerken kızın bana baktığını fark ettim ki hala bakıyor ve muhtemelen bu kız bana ne dedi diye düşünüyor..Kızımız düşüne dursun bende sözün özüne geliyim....

Hadi İstanbul büyük şehir kanalizasyon sistemi oturmuş, ya bu kızımız bir köye tatile gitse;düşünsenize hesap 50 lira geliyor ve kızımız yine parsının hakkını alma derdine düşüyor akabinde fosseptik taşıyor,zavallı işletmeci değil kazanç bir de kızımız yüzünden elinde ki avucundaki ile vidanjörün parasını ödüyor...Çok dramatik çokkk....Huzurla kalın...


#muaf #kadıköy #tuvalet #isyan #mekan #yazı #mimithemama


Sevgiler Hürmetler

Mimithemama

62 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör